• Dolar
    0.000
  • Euro
    0.000
  • Ç.Altın
    0.000
  • Altın
    0.000

°

Köşe Yazarı

SÜLEYMAN YILMAZ

  •  04 Kasım 2026
  • BİR KÖPEK 100 BİN LİRA EDİYORSA, BİZ İNSANLIĞI KAÇA SATIYORUZ?


    Geçenlerde bir dostumun sosyal medya hesabında bir paylaşım gördüm. Bir vatandaş, sevimli mi sevimli, minnak süs köpeğini kaybetmiş ya da çaldırmış, orasını bilmiyorum. Ama ilanı dikkatimi çekti:

    “Köpeğimi bulana 100 bin TL ödül!”

    Yanlış okumadınız, tam 100 bin lira!

    Şimdi insan ister istemez düşünüyor. Memlekette insanlar bir dal sigara yüzünden birbirine silah çekiyor, üç kuruşluk meseleler yüzünden canlar yanıyor. İnsan hayatının bu kadar ucuzladığı bir dönemde, bir köpeğe 100 bin lira ödül konulması insanın aklına ister istemez şu sözü getiriyor:

    “İnsanları tanıdıkça hayvanları daha çok seviyorum.”

    Elbette mesele köpeğin 100 bin lira etmesi değil. O hayvanın sahibi için ne kadar kıymetli olduğu. Belli ki sahibi onu sadece bir köpek olarak değil, ailesinden biri olarak görüyor. Belki evinin neşesi, belki yalnızlığının arkadaşı, belki de en sadık dostu…

    Buna kimsenin itirazı olamaz. Hayvan sevgisi güzel şeydir. Bir canlının kaybolması ve sahibinin onu bulmak için çırpınması da gayet insani bir durumdur.

    Ama gelelim asıl meseleye…

    Biz bu olayı Bayrak Gazetesi olarak haber yaptık. Haberin altındaki yorumları okumaya başladım. Okumaz olaydım!

    Kimi hayvan sevgisinden bahsetmiş, kimi sahibinin duyarlılığını takdir etmiş. Buraya kadar her şey güzel.

    Ama bazı yorumlar var ki insanın yüzünü ekşitiyor. Hakaretler, küfürler, alaycı ifadeler…

    Yahu arkadaş, adam köpeğini kaybetmiş. Bulana da 100 bin lira vereceğini söylemiş. Sana ne zararı var?

    İstemiyorsan arama, bulmak istemiyorsan geç git. Ama bir insanın hayvanına duyduğu sevgiyi neden hakaret konusu yapıyorsun?

    Bir de işin başka bir boyutu var.

    Memlekette hayvan sevgisini konuşurken bile birbirimize tahammül edemiyoruz. Bir köpeğin kaybolmasına üzülene kızıyoruz, ödül koyana laf söylüyoruz. Sonra da dönüp insanlık, merhamet ve vicdan nutukları atıyoruz.

    Önce şu yorum kutularındaki insanlığımızı bir kontrol etsek fena olmayacak!

    Benim merak ettiğim iki şey var.

    Birincisi, bu minnak köpek bulundu mu?

    İkincisi, bulunduysa sahibi gerçekten 100 bin lirayı ödedi mi?

    İnşallah bulunmuştur. Çünkü bir canlının kaybolması kolay değil. Hele ki ona gönülden bağlanmış bir insan için…

    Ama bir tavsiyem de var: Köpeği bulan vatandaş 100 bin lirayı aldıysa, parayı sayarken dikkat etsin. Bizim memlekette bazen köpeği buluyorsun, yorumlarda kendini kaybediyorsun!

    Şaka bir yana…

    Kimisi hayvanını evladından ayırmıyor, kimisi bir insanın acısına bile gülüp geçiyor. Herkesin sevgisi, tercihi kendine. Kimse kimseye hayvan sevmek zorunda değil ama kimsenin de bir canlının hayatına duyulan sevgiyi aşağılamaya hakkı yok.

    Unutmayalım; insan olmak sadece iki ayak üzerinde yürümek değil, biraz da merhamet taşımaktır.

    Ve son sözüm:

    Bir köpeğe 100 bin lira ödül koyan insanı sorgulamadan önce, bir insanın canına kaç lira değer biçtiğimizi sorgulayalım.

    Çünkü asıl kaybettiğimiz şey bazen köpekler değil, insanlığımız oluyor!

    Süleyman YILMAZ
     

    Yazar Yorumları

    Yorum Yaz

    55789

    Hakkımızda

    bayrakgazetesi.com.tr 'de ülke'ye dair önemli haberleri, Son dakika haberlerini ve ülke ile ilgili gelişmeleri, hava durumu ve namaz vakitlerini bulabilirsiniz.

    Uygulamamız

    Üyeliklerimiz

    İha üyesidir

    İletişim

    #

    #

    #

    #