Bazı sözler vardır, insanın kulağına değil, doğrudan vicdanına dokunur. Bazı insanlar vardır, eğip bükmeden konuşur; doğru bildiğini söylemekten çekinmez. İşte kıymetli abim Arap Osman Baran da gönüllere dokunan, haksızlığa karşı sesini yükselten o yürekli insanlardan biri…
Abim Arap Osman Baran’ın paylaştığı şu söz, aslında hepimizin dönüp kendine bakması gereken bir gerçeği yüzümüze çarpıyor:
“Hırsızın değerini artıran da biz, yiğidin değerini düşüren de biz. Kimsenin kimseye diyecek bir şeyi yok. Hepimiz yiğidiz, hepimiz hırsız.”
Ne kadar ağır, ne kadar düşündürücü ve ne kadar gerçek bir sorgulama!
Bugün dönüp çevremize bakalım. Doğruyu söyleyen kaç kişinin yanında duruyoruz? Haksızlığa itiraz eden, yanlışın karşısında dimdik duran kaç insanı alkışlıyoruz?
Peki ya çıkarı için eğilip bükülenleri, güce göre saf değiştirenleri, dün eleştirdiğine bugün övgüler düzenleri nasıl karşılıyoruz?
Bazen yanlışı yapanı değil, yanlışı yapanın gücünü önemsiyoruz. Bazen bir insanın karakterine değil, makamına, parasına ve çevresine bakıyoruz. Haksızlık yapanın önünde susuyor, haklı olanın sesini yalnızlığa mahkûm ediyoruz.
Sonra da dönüp adaletten, dürüstlükten, yiğitlikten söz ediyoruz!
Asıl mesele, kimin hırsız olduğunu söylemekten önce, haksızlığı yapanı hangi gerekçeyle baş tacı ettiğimizi sorgulamaktır.
Çünkü bir yanlışa göz yuman, onu alkışlayan ve çıkarı uğruna görmezden gelen anlayış, o yanlışın büyümesine de zemin hazırlayabilir.
Yiğitlik, güçlüden yana görünmek değildir. Yiğitlik, kalabalıkların peşinden gitmek de değildir.
Yiğitlik; herkes susarken doğruyu söyleyebilmek, bedeli ne olursa olsun haksızlığın karşısında durabilmek ve menfaatin değil vicdanın sesini dinleyebilmektir.
Bazen bir doğru söz, yüzlerce süslü cümleden daha değerlidir. Bazen bir insanın tek başına yükselttiği ses, koca bir kalabalığın sessizliğinden daha anlamlıdır.
İşte Arap Osman Baran’ın sözünde beni etkileyen de tam olarak bu: İnsanları başkalarını suçlamaya çağırmak yerine, herkesi kendi vicdanıyla yüzleşmeye davet etmesi…
Elbette hepimiz aynı değiliz. Herkesi hırsızlıkla suçlamak doğru olmadığı gibi, dürüst insanları da değersizleştirmek kabul edilemez. Ancak bu sözün taşıdığı asıl mesaj açık: Yanlışı yapan kadar, yanlışı normalleştiren anlayışı da sorgulamalıyız.
Kıymetli abim Arap Osman Baran’ın bu paylaşımını yalnızca bir sosyal medya sözü olarak görmüyorum. Bu söz, toplumun aynasına tutulmuş bir vicdan muhasebesidir.
Haksızlığa hayır demek kolay değildir. Hele ki haksızlığın arkasında güç, makam, para veya kalabalıklar varsa…
Ama insanın gerçek karakteri, işte o zaman ortaya çıkar. Menfaatinin zarar göreceğini bilse de doğrudan vazgeçmeyen, dostunun yanlışına bile yanlış diyebilen, haklının yanında durmayı bilen insanlar değerlidir.
Abim Arap Osman Baran’ın yüreğine, kalemine ve bu anlamlı çıkışına gönülden teşekkür ediyorum. Çünkü bazen bir söz, insanlara uzun uzun anlatamadığımız gerçekleri birkaç cümleyle anlatır.
Bugün toplum olarak kendimize şu soruyu sormalıyız:
Haklıyı mı savunuyoruz, yoksa bize yakın olanı mı? Yanlışın karşısında mı duruyoruz, yoksa yanlışın sahibi bizim işimize geldiğinde susmayı mı tercih ediyoruz?
Unutmayalım; bir insanın değerini makamı değil karakteri, serveti değil dürüstlüğü, kalabalığı değil vicdanı belirler.
Hırsızın değerini artırıp yiğidin değerini düşürüyorsak, ortada yalnızca kişilerin değil, değer ölçülerimizin de sorgulanması gereken bir mesele vardır.
Arap Osman Baran abimin dediği gibi, mesele başkasına söz söylemek değil; önce kendimize bakabilmektir.
Kalemine, yüreğine sağlık koca yürekli abim. Haksızlığın karşısında susmayanların sesi, hakikatin yanında duranların nefesi hiç kesilmesin!
Çünkü bu dünyada en büyük yiğitlik, herkesin alkışladığı kişiyi savunmak değil; kimsenin savunmaya cesaret edemediği hakikatin yanında durabilmektir.
Süleyman Yılmaz
bayrakgazetesi.com.tr 'de ülke'ye dair önemli haberleri, Son dakika haberlerini ve ülke ile ilgili gelişmeleri, hava durumu ve namaz vakitlerini bulabilirsiniz.
#
#
#
#