• Dolar
    0.000
  • Euro
    0.000
  • Ç.Altın
    0.000
  • Altın
    0.000

°

Köşe Yazarı

SÜLEYMAN YILMAZ

  •  04 Ekim 2026
  • KIRIKKALE’DE BİR HAFTA: ADALET, SİYASET, FUTBOL VE HAYAT!


     

    BİR ŞEHİRDE HER ŞEY AYNI ANDA OLUR MU? OLUR! KIRIKKALE'DE OLUR…          

     

    Kırıkkale'de bir haftayı geride bıraktık.

    Öyle sıradan bir hafta da değil…

    Bir destek belediyesinde rüşvet soruşturması, diğer özellikler Yahşihan paketinde yeni açıldı…

    Bir yanda FETÖ operasyonu, diğer yanda vatandaşın polisle yaşadığı tartışma…

    Başpınar'da üç golle gelen futbol sevinci, Zafer Caddesi'nde yaklaşık bir saat süren ikna çalışması…

    Siyaset sahasında, esnaf dükkânında, avukatlar Baro seçimi…

    Bir taraftarın profesyonel mesleğini sürdüren genç bir sanayici, diğer tarafın geçmişinin emeğiyle iş dünyasında kendi yolunu keşfeden isimler…

    Kısacası Kırıkkale'de hayatı yine yaptığı gibi:

    Biraz sert, biraz acı, biraz neşeli ve bolca hareketli!


    ADALETİN GÜNDEMİ AĞIR

    Son bir haftanın en ağır hikayelerinden biri şüpheli soruşturma oldu.

    Yahşihan Belediyesi soruşturmasında Başsavcılığın itirazı sonuç verdi ve tutuklu sayısı 16'ya yükseldi.

    Kırıkkale Belediyesi'nde yürütülen rüşvet soruşturmasında ise üç belediye personelinin tutuklanması kent kontrolüne bomba gibi düştü.

    Şimdi burada gazetecilik bakış açısı çok önemli bir çizgi var.

    Soruşturma başka bir şey, kesin hüküm başka şey.

    Kim suç, kim suçsuz?

    Buna gazeteci değil, bağımsız Türk yargısı karar verir.

    Ama gazeteciliğin görevi de soruşturmayı dikkate almak değil.

    Çünkü kamu adına kullanılan yetkinin, belediye makamının, devlet kurumunun veya vatandaşın parasının söz konusu olduğu yerde soru sorma gazetecisinin görevidir.

    Kimin ne yapıyor, sadece doğru yanlış olduğu zaman ortaya çıkıyor.

    Ama şu kesin:

    Kırıkkale'de artık kamuoyunda cevap bekleniyor.


     

     

    SİYASET SAHADA, SEÇMEN KULAK KABARTIYOR

    Bir başka hareketli alan ise siyaset.

    İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. İpek Özkal Sayan'ın Kırıkkale ziyaretinde teşkilat çalışmaları ve sunumun sunumu masaya yatırıldı.

    İl Başkanı Tolga Tanrıverdi ve teşkilatlanma saha çalışmaları devam ediyor.

    Bu tür ziyaretlerin önemli olduğunu düşünüyorum.

    Çünkü siyaset sadece Ankara'daki kürsülerden yapılmaz.

    Hele Kırıkkale gibi insanların yaşadığı yerde bir şehirde hiç yapılmaz.

    Burada vatandaş siyasetçisini sokakta görmek ister.

    Esnaf dükkânına gelindiğinde eli sıkan siyasetçiyi unutmaz.

    Çiftçinin tarlasına giden, işçinin biçimi soran, emeklinin derdini dinleyen insanı da unutmaz.

    Ama bir şeyi daha unutmaz:

    Seçimden seçime kapıyı çalan!

    Siyasetin en büyük sınavı sandık günü değil, sandıklar ortada yokken vatandaşa dokunabilmektir.


     

     

    BAŞPINAR'DA ŞEYTANIN BACAĞI KIRILDI!

    Gelelim biraz da yüzümüzü güldüren nokta…

    Kırıkkale FK sonunda şeytanın kaybedilmesi kırıldı.

    Yeni Mersin İdmanyurdu'nun 3-0'lık galibiyetine karşılık sadece üç puan yoktu.

    Sezonun ilk sezonu geldi.

    Başpınar'da taraftarın yüzü güldürdü.

    Şimdi Kırıkkale FK için yapılacak şey belli:

    Bu galibiyeti başlangıç ​​haline getirmek.

    Çünkü futbolda bir maç kazanmak kolaydır.

    Asıl mesele o galibiyetin arkasını getirebilmektir.

    Benim de sürekli emek koşulları, geçmişte yaşadığım sevincini de sıkıntısını da yaşadığım Kırıkkale FK için gönlümden geçen açık:

    Yeter ki Kırıkkale FK yeniden Kırıkkale'nin gururu olsun.

    Başpınar'ın tribünleri boş kalmasın.

    Çünkü futbolda sadece 22 futbolcunun sahadaki mücadelesi söz konusu değil.

    Bir şehrin ortak heyecanıdır.


    ZAĞFER CADDESİ'NDE BİR SAAT…

    Başka bir olayı hepimizi düşündürdü.

    Zafer Caddesi'nde bir vatandaşın binaya çıkışı üzerine polis, itfaiye ve sağlık ekipleri seferber oldu.

    Yaklaşık bir saat süren ikna çalışmasının ardından vatandaş güvenli bir şekilde indirildi.

    Bu olay içerisinde çok önemli bir gerçek var:

    Bazen bir insanın hayatını kurtarmak, elinde silahla gitmekten değil, sabırla konuşabilmekten geçer.

    Bir saat…

    Dile kolay.

    Ekipler bekledi, konuştu, ikna etmeye çalıştı.

    Sonunda vatandaş aşağıya indirildi.

    Bazen bir haberin en güzel cümlesi şudur:

    “Olay can kaybı yaşanmadan sona erdi.”

    Gerisi teferruattır.


    VATANDAŞIN DERDİ DE GÜNDEM!

    Bir başka olayda ise vatandaş ile trafik uygulaması arasında artan tartışma gündeme geldi.

    Emir Kaan Kaya, araçtaki ses sisteminin çalışmadığını ve subwoofer'ın söküldüğünü belirtmesine rağmen kendisine yüksek miktarda ceza verildiğini ve aracın çekildiğini iddia etti.

    Burada da aynı sorun ortaya çıkıyor:

    Vatandaş onu dinlemiş mi?

    Devletin kuralları vardır.

    Kurala uymayan cezasını çeker.

    Bunda hiçbir baskı olmaz.

    Ama vatandaşın da derdini anlatabilmesi, kullanabileceğinin öğrenilebilmesi gerekir.

    Devletin gücü sadece cezayı kırmakla değil, vatandaş kendini güvende hissetmekle kayıtlı olmaktır.


    BİR TARAFTA SORUŞTURMA, DİĞER TARAFTA ALIN TERİ

    Ve benim en sevdiğim taraf…

    Sanayi.

    Çünkü sanayi çarşısında siyaset konuşulmaz demiyorum ama önce iş konuşulur.

    Ekmeğin kokusu başka gelir orada.

    Mustafa İmemek'in yıllardır yaptığı kaportacılık mesleğini oğlu Nurettin Efe'ye mağazası, aslında Kırıkkale'nin görünmeyen hikayelerinden biridir.

    Baba öğretiyor.

    Oğul öğreniyor.

    Dükkan devam ediyor.

    İşte buna ben “meslek” diyorum.

    Bugün herkes masa başında iş arıyor.

    Ama sanayide bir usta, elindeki ürünlerle kuruyor.

    Bir başka destekçisi Caner Kırlangıç'ın babasının atölyesinde başlayan çalışma hayatı ve yıllar içinde iş dünyasında kendi yolunu oluşturması var.

    İki farklı hikaye…

    Ama ortak nokta aynı:

    Emek.


    BARO'DA DA YENİ DÖNEM HAZIRLIĞI

    Kırıkkale Barosu'nda ise Av. Turan Zeki yeni dönem için yeniden gün başlıyor.

    karşısında başka bir başkan adayı bulunmuyor.

    “Liyakatle, Şeffaflıkla ve Omuz Omuza” anlayışıyla sunulan liste de belli oldu.

    Burada da aslında şehrin başka bir yüzünü görüyoruz.

    Bir uluslararası siyasetin rekabeti…

    Diğer seçeneklerdeki seçeneklerin kendi seçimleri…

    Demokraside söylediğimiz şey biraz da budur.

    Farklı davranışlar yarışır, seri konuşur, sonuç kabul edilir.


    KIRIKKALE'DE HAYAT BÖYLE…

    Şimdi bütün bunların uzaktan görüntüleri ortaya çıkıyor ilginç bir Kırıkkale görüntüsü ortaya çıkıyor.

    Bir yan adliye koridorları…

    Bir taraftar belediyesi soruşturmaları…

    Bir partili siyasi toplantılar…

    Bir taraftar Başpınar tribünleri…

    Bir destek Zafer Caddesi'nde hayat kurtarmaya çalışan ekipler…

    Bir yan sanayi çarşısında baba-oğul çalışan ustalar…

    Bir Taraflı Baro Seçimleri…

    Ve bütün bunların arasında sabah erkenden kepengini açan esnaf, işe giden işçi, tarlasına giden çiftçi, çocuğun okula giden anne-babası…

    Asıl Kırıkkale işte burada.

    Biz bazen olayların sadece büyük olaylardan oluştuğunu sanıyoruz.

    Oysa şehir dediğimiz şey, aynı anda yaşanan binlerce küçük hikayeden oluşuyor.

    Kimi mahkeme salonunda adalet bekleniyor.

    Kimi dükkânında siftah yapmaya çalışıyor.

    Kimi tribündeki takımının galibiyetine seviniyor.

    Kimi siyasetten umut bekliyor.

    Kimisi sadece huzurlu bir gün yaşamak istiyor.

    Benim gazetecilik anlayışımda bütün bunların yeri var.

    Çünkü gazetecilik sadece güçlülerin açıklamalarını yayınlamak değildir.

    Sokağın sesini de duymaktır.

    Ve bazen o ses çok net çıkar:

    “Bizi görün, bizi izleyin, bize kulak verin.”

    Kırıkkale'nin ihtiyacı da tam olarak bu.

    Daha fazla kavga değil…

    Daha fazla adalet.

    Daha fazla parçalama değil…

    Daha fazla birlik.

    Daha fazla gösteriş değil…

    Daha fazla hizmet.

    Ve enimi;

    Kimsenin makamına, partisine, parasına, güce bakmadan doğruya doğru, yanlışa yanlış diyebilen bir şehir kültürü.

    Çünkü makamlar geçer.

    Güneşler.

    Partiler yapsın.

    Soruşturmalar izan.

    Maçlar kazanılır, kaybedilir.

    Ama bu şehir burada kalır.

    Kırıkkale bizim evimiz.

    Evin içinde kavga da olur, neşe de…

    Ama sonunda aynı sofraya oturmayı bilmek gerekir.

    Benim bu haftalık gündemden çıkardığım sonuç da budur:

    Kırıkkale'de hayat durmuyor.

    Ve biz gazetecilere düşen görev, hayatın hikayesinde ne özetisa onu yazmak.

    Ne…

    Daha fazla…

    Ne gösterdiysek, ne biliyorsak, neyin peşindeysek…

    Kalemimizi yazmamızdan.

     

     

    Yazar Yorumları

    Yorum Yaz

    61768

    Hakkımızda

    bayrakgazetesi.com.tr 'de ülke'ye dair önemli haberleri, Son dakika haberlerini ve ülke ile ilgili gelişmeleri, hava durumu ve namaz vakitlerini bulabilirsiniz.

    Uygulamamız

    Üyeliklerimiz

    İha üyesidir

    İletişim

    #

    #

    #

    #