Kırıkkale FK’yı üç haftadır izliyoruz.
Ortada yıllardır emek verilmiş, şampiyonluklar yaşamış, bu şehrin insanlarının gönül verdiği bir takım var. Benim de geçmişte bir gazeteci olarak formasına, armasına ve mücadelesine emek verdiğim bir takım…
O yüzden bugün konuşurken kimse “Kırıkkale FK düşmanı” aramasın.
Tam tersine, derdimiz bu takımın ayağa kalkmasıdır.
Ama artık bazı soruların yüksek sesle sorulmasının zamanı geldi.
VERİLEN SÖZLER NEREDE?
Önceki dönemlerden bugüne gelelim.
Her yönetim göreve geldiğinde aşağı yukarı aynı cümleleri duyduk:
“Altyapıya önem vereceğiz.”
“Kendi çocuklarımızı oynatacağız.”
“Kırıkkale’nin gençlerine sahip çıkacağız.”
Peki sonuç?
Yıllar geçti.
Başkanlar değişti, hocalar değişti, futbolcular değişti.
Ama altyapı konusunda verilen sözlerin önemli bir bölümü yine havada kaldı.
Şimdi çıkıp Bilal’i, Mahmut’u konuşuyoruz.
Elbette konuşalım.
Ama mesele sadece iki futbolcu değil.
Mesele, yıllardır neden onlarca Kırıkkaleli gencin önünün açılmadığıdır.
ALTYAPI HOCALARINA DA SORULAR VAR
Altyapı hocalarına da sormak gerekiyor:
Seçmeler yapılıyor.
Çocuklar değerlendiriliyor.
Peki altyapıda yetiştirdiğiniz futbolcuların arkasında ne kadar durdunuz?
Kaç futbolcu için “Bu çocuk Kırıkkale FK’da oynar” diyerek açıkça referans oldunuz?
Kaçının gelişimi için mücadele ettiniz?
Kaçının A takım seviyesine çıkması için kapıları zorladınız?
Çünkü iş sadece “altyapıya önem verelim” demekle bitmiyor.
Bir çocuğa sahip çıkmak, onun arkasında durmayı ve gerektiğinde bedel ödemeyi gerektirir.
DIŞARIDAN MİLYONLAR, İÇERİDE BEKLENTİ
Yıllardır dışarıdan futbolcu transfer edildi.
Milyonlar konuşuldu.
Büyük transferler duyuruldu.
Kariyerleri anlatıldı.
Geçmişleri, oynadıkları kulüpler, başarıları önümüze konuldu.
Peki sahada ne gördük?
Lig başladı ve büyük transfer söylemlerinin karşısında kocaman bir soru işareti oluştu.
Çünkü futbol CV ile değil, sahada oynanıyor.
Forma üzerinde isim değil, performans konuşuyor.
Ve bugün Kırıkkale FK’nın ortaya koyduğu tablo, taraftarın doğal olarak daha fazla soru sormasına neden oluyor.
ÜÇ HAFTA, ÜÇ MAÇ VE ARTAN TEPKİ
Sezonun ilk haftalarındayız.
Ama taraftarın sabrı şimdiden taşmış durumda.
Kendi takımını yuhalayan, kendi hocasına tepki gösteren, tribünde küfürlerin yükseldiği bir ortam oluşuyorsa burada sadece taraftarı suçlayıp geçemezsiniz.
Taraftarın tepkisinin nedenini de sorgulamak zorundasınız.
Çünkü tribün boş yere bağırmaz.
Elbette küfür doğru değildir.
Elbette takımına zarar verecek davranışlar kabul edilemez.
Ama bunun yanında şu soruyu da sormak gerekir:
Bu taraftar neden bu noktaya geldi?
KIRŞEHİR MAÇINDA YAŞANANLAR
Kırşehir FSK maçında yaşanan görüntüler de ayrıca düşündürücü.
Rakip futbolcunun gol sonrası tribünlerle yaşadığı gerilim, karşılıklı hareketler ve küfür iddiaları futbolun önüne geçti.
Biz burada futbol konuşmak isterken yine tartışmayı konuşuyoruz.
Yazık!
Bu şehir futbolu böyle mi konuşmalı?
PEKİ BİZ GAZETECİLERDEN BAŞKA KİM SES ÇIKARACAK?
Biz gazeteciler yazıyoruz.
Eleştiriyoruz.
Soru soruyoruz.
Yanlış gördüğümüzü söylüyoruz.
Çünkü gazetecinin görevi sadece galibiyetten sonra “Helal olsun” yazmak değildir.
Gazetecinin görevi, işler kötü giderken de soru sormaktır.
Bugün Kırıkkale FK’da sorun varsa bunu konuşacağız.
Altyapı aksıyorsa konuşacağız.
Transfer politikası sorgulanıyorsa konuşacağız.
Taraftar tepki gösteriyorsa nedenini konuşacağız.
Çünkü susarsak, sorun ortadan kalkmayacak.
ARTIK AYNA ZAMANI
Kadir hocam, “Şehrin çocuklarına sahip çıkın” diyorsunuz.
Evet, sahip çıkalım.
Ama bunun için önce herkes aynaya bakmalı.
Başkanlar aynaya bakmalı.
Hocalar aynaya bakmalı.
Altyapı sorumluları aynaya bakmalı.
Futbolcular aynaya bakmalı.
Taraftar da kendi davranışını sorgulamalı.
Ve herkes şu soruya dürüstçe cevap vermeli:
“Biz bu çocukların gerçekten önünü açmak için ne yaptık?”
Çünkü Kırıkkale’nin çocukları başka şehirlerin altyapılarında kendilerini kanıtlayıp geri dönmek zorunda kalmamalı.
Başka kulüpler bizim çocuklarımızdaki yeteneği keşfederken, biz kendi evlatlarımızı görmezden gelmemeliyiz.
Benim derdim ne Bilal’le ne Mahmut’la…
Benim derdim Kırıkkale’nin bütün çocuklarıyla.
Bu arma için ter döken, bu formayı giymeyi hayal eden bütün gençlerle.
O yüzden sözümüz net:
ŞEHRİN ÇOCUKLARINA SAHİP ÇIKIN.
Ama bunu sadece sosyal medya paylaşımıyla değil, sahada, altyapıda ve gerçek anlamda yapın.
Ve artık kimse topu başkasına atmasın.
ÖNCE VERİLEN SÖZLERE CEVAP VERİN.
ÖNCE ALTYAPININ NEDEN BU HALE GELDİĞİNE CEVAP VERİN.
ÖNCE MİLYONLARCA LİRALIK TRANSFERLERİN SAHADA NEDEN KARŞILIK BULMADIĞINA CEVAP VERİN.
ÖNCE TARAFTARIN NEDEN BU NOKTAYA GELDİĞİNE CEVAP VERİN.
Sonra Bilal’i, Mahmut’u ve diğer Kırıkkaleli gençleri konuşalım.
Çünkü mesele iki futbolcu değil.
MESELE, BU ŞEHRİN YILLARDIR KAYBETTİĞİ ÇOCUKLARIDIR.
Ve artık kaybedecek bir tek gencimiz bile yok.
KIRIKKALE FK’NIN ÇOCUKLARINA SAHİP ÇIKIN!
KADİR HOCAM, SADECE BİLAL VE MAHMUT’LA BU İŞ OLMAZ!
Kadir hocam, söylediklerinin içinde katıldığım noktalar var. Elbette şehrin çocuklarına sahip çıkılmalı. Elbette altyapıdan yetişen futbolculara forma şansı verilmeli.
Ama bir şeyi de açık açık söylemek gerekiyor:
Meseleyi sadece Bilal ve Mahmut üzerinden anlatmak, yıllardır devam eden asıl sorunu görmezden gelmektir.
Yıllardır her yönetim geliyor, “altyapıya sahip çıkacağız” diyor. Biz de gazeteci olarak defalarca söylüyoruz, öneriyoruz, isimleri gündeme getiriyoruz. Peki sonuç?
Kaç altyapı oyuncusunun arkasında duruldu? Kaç gence gerçekten referans olundu? Kaçının Kırıkkale FK’da önünü açmak için mücadele edildi?
Çocukların yeteneğini konuşmak kolay…
Asıl mesele, o çocuklara sahip çıkacak iradeyi gösterebilmek!
Kadir hocam, “şehir çocuklarına sahip çıkmıyor” diyorsanız, önce biraz da altyapının başında bulunan hocaların ve futbolun içerisindeki insanların kendisine bakması gerekiyor.
Yıllardır Kırıkkale’den Gençlerbirliği’ne, Keçiörengücü’ne, Hacettepe’ye futbolcu gönderiliyor.
Güzel…
Ama soruyorum:
Bu çocuklar neden kendi şehirlerinde Kırıkkale FK formasını düzenli olarak giyemiyor?
Neden başka kulüpler bizim çocuklarımızdaki değeri görüyor da biz göremiyoruz?
Kimse kusura bakmasın; her başarısızlığın faturasını yönetime, hocaya veya şehre kesmek kolay.
Ama altyapıda görev yapan hocaların da elini taşın altına koyması gerekiyor.
Bir futbolcuyu gerçekten değerli görüyorsanız, sadece maçtan sonra paylaşım yapmayın.
O çocuğun arkasında durun. Referans olun. Mücadele edin.
Ben Kırıkkale FK’yı dışarıdan seyreden biri değilim. Bu takımın kuruluşundan, mücadelesinden, şampiyonluğundan çıkışına kadar emek vermiş insanlardan biriyim.
O yüzden kimse bana Kırıkkale FK’nın ve bu şehrin çocuklarının değerini anlatmasın.
Bizim derdimiz belli:
KIRIKKALE’NİN ÇOCUKLARI KIRIKKALE FK’DA OYNASIN!
Ama bunun için sadece Bilal’i, Mahmut’u konuşmak yetmez.
YILLARDIR SÜREN SİSTEMİ DEĞİŞTİRMEK GEREKİYOR.
Önce herkes kendi payına düşen sorumluluğu kabul edecek.
ŞEHRİN ÇOCUKLARINA SAHİP ÇIKALIM, EVET…
AMA ÖNCE ONLARIN ÖNÜNDEKİ DUVARLARI KALDIRALIM!
bayrakgazetesi.com.tr 'de ülke'ye dair önemli haberleri, Son dakika haberlerini ve ülke ile ilgili gelişmeleri, hava durumu ve namaz vakitlerini bulabilirsiniz.
#
#
#
#