• Dolar
    0.000
  • Euro
    0.000
  • Ç.Altın
    0.000
  • Altın
    0.000

°

Köşe Yazarı

SÜLEYMAN YILMAZ

  •  26 Mayıs 2026
  • Tarlanın Dili Olsa Bu Sene Ağlardı…


    Eskiden köyde bir adamın yüzüne bakınca o senenin nasıl geçtiğini anlardın…
    Eğer çiftçinin yüzü gülüyorsa bilirdin ki buğday baş vermiş, arpa dolmuş, harman bereketli olmuş…

    Ama bu sene öyle değil…
    Bu sene herkesin yüzünde aynı yorgunluk, aynı çaresizlik, aynı suskunluk var.

    “Bu sene zarar ettik…”
    Artık bu cümle kahvede selam yerine geçti.

    Aylar öncesinden başladı umut…
    Mazot alındı…
    Tohum seçildi…
    Gübre atıldı…
    İlaç vuruldu…
    Borç yapıldı…
    Kimisi traktörün bakımını yaptı, kimisi kredi çekti, kimisi evin altınını bozdu…

    Çünkü çiftçi toprağa küsmez.
    Ne kadar darbe yese de her sene yeniden umut eker.

    Ama bu sene gökyüzü bile emeğe düşman oldu sanki…
    Bitmek bilmeyen yağmurlar…
    Bir gün güneş açmadan diğer gün yeni bir sağanak…
    Tarlaya girilmiyor…
    Toprak nefes alamıyor…
    Buğday sararmış…
    Ot basmış…
    Çöp olmuş…

    İnsan tarlaya bakınca mahsul değil, sanki boşa gitmiş bir ömür görüyor.

    Birisi dedi ya;
    “Senin buğday artık yemlik olmuş…”
    İşte o söz çiftçinin içine taş gibi oturuyor.

    Çünkü o buğday sofralık olacaktı…
    Çocukların rızkı olacaktı…
    Borçları kapatacaktı…
    Kışlık erzak olacaktı…

    Şimdi ne oldu?
    “Hayvan yesin…” deniyor.

    Yiyen hayvan gerçekten bayram eder belki…
    Ama eken insanın içinde bayramlık hiçbir şey kalmadı.

    400-500 dönüm arazi…
    Düşünmesi bile ağır geliyor insana.

    Bir dönüm değil…
    Beş dönüm değil…
    Bir ömürlük emek gibi…

    Köylü şimdi biçerdöver hesabı yapmıyor artık.
    “Acaba zarar ne kadar olacak?” hesabı yapıyor.

    Mazot olmuş ateş pahası…
    Gübre desen altın gibi…
    Tohum zaten cep yakıyor…
    İlaç ayrı dert…
    Elektrik ayrı…
    Su ayrı…

    Bir de üstüne doğa sırtını dönünce çiftçi ne yapsın?

    Şehirde yaşayan bazen anlamıyor…
    Marketten ekmek alırken sadece fiyatına bakıyor.
    Ama o ekmeğin içinde bir çiftçinin uykusuz gecesi var…
    Çamura saplanan traktörü var…
    Yağmur duası da var, yağmur korkusu da…

    Şimdi köylerde aynı cümle dolaşıyor:
    “Biz bu sene ne yiyeceğiz?”

    İşte insanın içini parçalayan soru bu…

    Çünkü çiftçi doymazsa şehir tok kalamaz.
    Toprak küserse hayat pahalanır.
    Çiftçi üretmezse memleket nefes alamaz.

    Eskiden harman zamanı düğün gibiydi köyler…
    Saman kokusu olurdu…
    Traktör sesleri olurdu…
    Akşam sofralarında umut olurdu.

    Şimdi harman başlamadan moral bitti.

    Ama yine de çiftçi garip bir adamdır…
    Bugün “Battık” der…
    Yarın yine gider toprağı sürer.

    Çünkü onun kaderi toprakla yazılmıştır.

    Belki en büyük yalnızlığı da budur…
    Memleketin yükünü sırtlar ama sesi en son duyulur.

    Bu sene tarlalar sustu…
    Başaklar boynunu büktü…
    Ama aslında boynu bükülen biraz da Anadolu oldu…

    Yazar Yorumları

    Yorum Yaz

    63872

    Hakkımızda

    bayrakgazetesi.com.tr 'de ülke'ye dair önemli haberleri, Son dakika haberlerini ve ülke ile ilgili gelişmeleri, hava durumu ve namaz vakitlerini bulabilirsiniz.

    Uygulamamız

    Üyeliklerimiz

    İha üyesidir

    İletişim

    #

    #

    #

    #