• Dolar
    16.885
  • Euro
    17.833
  • Ç.Altın
    1.595
  • Altın
    992.000
KIRIKKALE
24°
02:39

İkindi'ye Kalan Süre

TARİH BİLİNMEDEN?


Selâmün Aleyküm.

Bugün 24 Ocak. Tarihe 24 Ocak 1980 Kararları olarak geçen “Ekonomik İstikrar Programı” kararının alınışının 42.yılı.

1970’lerin sonlarında sermaye sınıfı, uluslararası kriz koşullarından çıkmanın bir yolu olarak Neoliberal Ekonomik Modeli benimsemişti. Ülkelere, IMF ve Dünya Bankasının aracılığıyla bu ekonomik sistem dayatıldı. 4 Mayıs 1979’da İngiltere’de Margaret Thatcher’ın, 1980’de (20 Ocak 1981-20 Ocak 1989) ABD’de Ronald Reagan’ın iktidara gelmeleriyle uygulamaya konulan neoliberal politikaların dayanak cümlesi “Rekabete açık bir ekonomik yapı, her alanda etkinlik ve verimlilik artışı, sermaye teşvikleri ve dış ticaretin artırılması üzerinden kalkınmanın sağlanması” oldu. (Bu cümle aslında “krizin erittiği kârları telafi etmek ve ihracata dayalı bir model için emeğin ucuzlatılması” anlamına geliyordu.)

1980 yılının başında azınlık hükümeti kuran Süleyman Demirel, Başbakanlık Müsteşarı Turgut Özal'ı tam yetkiyle donatarak, ekonomi yönetiminin başına getirir. Özal, bir taraftan 1980'li yıllara damgasını vuracak ekonomi programında radikal kararlara yer verirken, diğer taraftan Cumhuriyet'in kuruluşundan itibaren uygulanan Devletçilik Politikasının tartışılmasına da olanak sağladı. 24 Ocak 1980'de kamuoyuna açıklanan Ekonomik İstikrar Programı'nın en temel hedefinin; ülke ekonomisini uluslararası sermayeye entegre ederek, Serbest Piyasa Ekonomisine geçişini sağlamak olduğu belirtilmişti.

24 Ocak Kararlarının ana hatları şu şekildeydi:

-Yüzde 32,7 devalüasyon yapılarak günlük kur ilanı uygulamasına gidildi.

-Gübre, enerji ve ulaştırma dışında sübvansiyonlar kaldırıldı.

-Yurt dışında sunulacak müteahhitlik hizmetleri desteklendi.

-Devletin ekonomideki payını küçülten kararlar alındı.

-KİT'lerdeki uygulamaya paralel olarak tarım ürünlerini destekleme alımları sınırlandırıldı.

-Dış ticaret serbestleştirildi.

-Yabancı sermaye yatırımları teşvik edildi.

-Dışarıya kâr transferlerine kolaylık sağlandı.

-İthalat kademeli olarak serbestleştirildi.

-İhracat vergi iadesi, düşük faizli kredi, imalatçı ihracatçılara ithal girdide gümrük muafiyeti, sektörlere göre farklılaşan teşvik sistemiyle teşvik edildi.

-Dövize çevrilebilir mevduat uygulamasına son verildi.

-Döviz alım satımı serbest bırakıldı.

-Döviz piyasası üzerindeki kontroller kaldırıldı, faiz oranları serbest bırakıldı ve reel faiz politikasına geçildi.

-Fiyat kontrol ve sınırlamaları kaldırılarak serbest piyasa uygulamasına geçildi.

Neoliberal ekonominin uygulanması için bu yasa tasarısının TBMM’den geçmesi gerekiyordu. Ancak azınlık Demirel Hükümetinde bu mümkün gözükmediği gibi neoliberal ekonominin demokratik ortamda uygulanma şansı da yoktu.

24 Ocak Kararları ile 12 Eylül Darbesi arasındaki neden-sonuç ilişkisi üzerine çok sayıda yorumlar yapıldı. 12 Eylül Darbesinin, 24 Ocak Kararlarını rahat uygulamak için yapıldığını öne süren çok sayıda yorumcu olduğu gibi olağan koşullarda uygulanması mümkün olmayacak kadar sert olan ekonomik tedbirleri uygulamaya koyabilmenin ancak askerî darbe koşullarında mümkün olabileceğinden darbenin gerçekleştirildiğini öne sürenler de çoktur. (MSP’nin 6 Eylül 1980’de Konya’da yapmış olduğu Kudüs Mitingi’nin, darbenin takvimini öne aldırdığını, İran’da yapılan İslam Devrimi gibi Türkiye’de de bir devrim yapılmasının önlenmesi için darbenin gerçekleştirildiğini öne sürenler de çoktur.)

24 Ocak Kararlarına, grev kararları ile yanıt veren işçilere sermayenin 12 Eylül Darbesi ile yanıt verdiği de söylenmektedir. Şöyle ki; Darbenin öncesinde 22 Temmuz 1980'de DİSK Genel Başkanı Kemal Türkler İstanbul'da evinin önünde uğradığı silahlı saldırı sonucu vurularak öldürüldü. (Katil zanlısı olarak yargılanan Ünal Osmanağaoğlu’nun zaman aşımından dolayı davası düştü.) 30 Temmuz 1980'de, DİSK'in kapatılması istemiyle dava açıldı. Darbenin ilk günü yayımlanan bildiri ile DİSK'in ve DİSK üyesi sendikaların faaliyetleri durduruldu. 12 Eylül'de faaliyetleri durdurularak hakkında dava açılan tek Sendika Konfederasyonu DİSK oldu.

Kenan Evren, 12 Eylül Darbesinin ne 24 Ocak Kararlarını uygulamak için ne de işveren isteği için değil anarşiyi bitirmek için yapıldığını, ancak askerî yönetimin de kararları uygulamayı mümkün kıldığını belirtmiş olsa da 7 Ocak 1991’de yaptığı bir açıklamada, “Eğer 24 Ocak Kararları denen kararların arkasından 12 Eylül dönemi gelmemiş olsaydı, o tedbirlerin fiyasko ile sonuçlanacağından hiç şüphem yoktu. Böyle sıkı bir askeri rejim sayesinde o tedbirler meyvesini vermiştir” demişti.

24 Ocak Kararları'nın mimarı olan Turgut Özal, darbenin ardından kurulan Bülend Ulusu Hükümetinde Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı, 1983 seçimleri ile de Başbakan oldu. Böylece, darbe öncesi hazırladığı programın bizzat uygulayıcısı da oldu.

O günlerden bugünlere geldiğimizde, Ak Parti iktidarı da Özal’ın başlattığı Neoliberal Ekonomi Modelinin en büyük uygulayıcısı olmuştur.

Dış borçlanma, özelleştirmeler, kamu hizmetlerinin piyasaya açılması, esnek ve güvencesiz çalışmanın yaygınlaşması, sendikasızlaştırma, taşeron çalıştırma, iş kazaları, grev yasakları, işsizlik sayısı vb durumlar, Ak Parti iktidarında katlanarak arttı.

Kısaca; zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapan ekonomik model tam gaz sürüyor.

Selam ve dua ile...

İlginizi Çekebilir

AMASIZ, FAKATSIZ, LÂKİNSİZ; ADALET! HERKES İÇİN…

İlginizi Çekebilir

TARİH BİLİNMEDEN?

İlginizi Çekebilir

GÖZLERİNE BAKINCA...

Haber Yorumları

Yorum Yaz

14434

Hakkımızda

bayrakgazetesi.com.tr 'de ülke'ye dair önemli haberleri, Son dakika haberlerini ve ülke ile ilgili gelişmeleri, hava durumu ve namaz vakitlerini bulabilirsiniz.

Uygulamamız

Üyeliklerimiz

sanalbasin.com üyesidir

Anadolu Ajans üyesidir

İha üyesidir

İletişim

#

#

#

#