Siyasette bazen makamlar konuşur, bazen de vicdanlar… CHP Genel Merkezi önünde yaşanan son olaylarda konuşan sadece bir il başkanı değil, yıllardır sahada mücadele veren bir partilinin birikmiş öfkesi, kırgınlığı ve isyanıydı. Kırıkkale İl Başkanı Av. Onur Yüksel Bozdağ’ın canlı yayında sarf ettiği sözler, sıradan bir tepkinin çok ötesindeydi.
Çünkü Bozdağ’ın çıkışı; koltuk hesaplarına, parti içindeki sessizlik duvarına ve örgüt iradesinin yok sayılmasına karşı yükselen sert bir itirazdı.
Yıllardır CHP teşkilatlarında gece gündüz çalışan, seçim meydanlarında mücadele veren, zor dönemlerde partisini savunan insanların en büyük beklentisi; emeklerinin görmezden gelinmemesidir. İşte Onur Yüksel Bozdağ’ın tepkisi de tam olarak bu duygunun dışa vurumuydu. “6 yıllık emeğim zıkkım olsun” sözü, bir kırgınlıktan çok daha fazlasını ifade ediyor. Bu sözler, kendisini yok sayılmış hisseden bir teşkilat mensubunun haykırışıydı.
CHP Genel Merkezi önünde güvenlik bariyerleriyle karşılaşan il başkanlarının yaşadığı tablo, parti tabanında büyük rahatsızlık oluşturdu. Çünkü CHP’nin temelinde örgüt vardır, saha vardır, emek vardır. O kapının önünde duran insanlar sıradan isimler değil; yıllarca partiyi ayakta tutan teşkilat mensuplarıydı.
Onur Yüksel Bozdağ’ın sert sözleri kimilerini rahatsız etmiş olabilir. Ancak siyasette bazen en etkili çıkışlar, diplomatik cümlelerle değil, yürekten gelen sert itirazlarla olur. Bozdağ’ın o gece gösterdiği tavır, birçok partili tarafından “örgütün sesini dile getiren çıkış” olarak yorumlandı.
Bugün CHP içinde yaşanan kriz sadece bir yönetim tartışması değil; tabanın, emeğin ve örgüt iradesinin nasıl değerlendirildiğinin de büyük bir sınavıdır. Kırıkkale’den yükselen o sert ses ise şimdiden parti içi tartışmaların sembollerinden biri haline gelmiş durumda.
Cumhuriyet Halk Partisi’nde bugün yaşanan öfke, sadece bir mahkeme sürecinin ya da genel merkez tartışmasının sonucu değildir. Bugün yükselen tepki; yıllarca Anadolu’da mücadele eden örgüt emekçilerinin, görmezden gelinen insanların ve yalnız bırakılan teşkilatların birikmiş isyanıdır.
Kemal Kılıçdaroğlu yıllarca “örgüt partisi” söylemini kullandı ama Anadolu’daki birçok il teşkilatı Ankara’nın soğuk koridorlarında unutuldu. Sahada mücadele edenler yalnız bırakıldı, seçim zamanı hatırlanan emekçiler seçim bittikten sonra görmezden gelindi. Kırıkkale gibi yıllarca CHP’nin zorlandığı şehirlerde mücadele veren insanlar destek beklerken çoğu zaman sessizlikle karşılaştı.
Ama buna rağmen vazgeçmeyenler vardı…
Kırıkkale’de 47 yıl sonra gelen tarihi belediye zaferi; masa başı siyaset yapanların değil, yıllarca sokakta çalışan insanların zaferidir. O başarının altında alın teri, inanç ve büyük bir mücadele vardır.
Ahmet Önal, Kırıkkale’de umudu yeniden ayağa kaldıran isim oldu. Yıllardır “CHP burada kazanamaz” diyen anlayışı yerle bir etti. Sakin üslubu, halkla kurduğu samimi bağ ve birleştirici diliyle insanların güvenini kazandı. 47 yıllık hasreti bitiren isim olarak Kırıkkale siyaset tarihine geçti.
Ancak bu zaferin arkasında sadece bir aday yoktu.
İl Başkanı Onur Yüksel Bozdağ, en zor dönemlerde bile geri adım atmayan bir örgüt neferi oldu. Sadece seçim zamanı değil, her gün sahada olan, vatandaşın arasında duran, partisini en sert saldırılar karşısında savunan bir isimdi. CHP Genel Merkezi önünde yaptığı sert çıkış da kişisel değil; yıllardır biriken örgütsel kırgınlığın haykırışıydı.
“6 yıllık emeğim zıkkım olsun” sözü sıradan bir öfke değil, yok sayılan teşkilatların çığlığıydı.
Ve elbette bu başarı hikâyesinin görünmeyen ama en önemli emekçilerinden biri de Merkez İlçe Başkanı Mücel Kızık oldu.
Mücel Kızık yıllardır CHP’nin Kırıkkale’de en ön safında mücadele verdi. Sessiz ama kararlı duruşuyla teşkilatın yükünü taşıdı. Kapı kapı dolaştı, vatandaşla birebir temas kurdu, partisini sadece seçim dönemlerinde değil her koşulda savundu. Kameraların önüne çıkmadan çalışan ama örgütün hafızasında büyük yer edinen isimlerden biri haline geldi.
Bugün CHP’de bazıları hâlâ koltuk hesabı yapıyor olabilir. Ama Kırıkkale’de kazanılan zaferin arkasında makam hırsı değil, yılların emeği vardır.
Kemal Kılıçdaroğlu döneminin en büyük hatalarından biri; Anadolu’daki örgütlerin sesini duymamak oldu. Ankara’daki dar kadroların siyaset anlayışı, sahada mücadele eden insanları küstürdü. Şimdi o sessizlik bozuluyor. Genel merkez önünde yükselen öfke, aslında yıllardır bastırılan kırgınlığın dışa vurumudur.
Bugün CHP’nin konuşması gereken şey koltuk kavgası değil; yıllarca partisi için ömrünü veren insanların neden bu kadar yalnız bırakıldığıdır.
Kırıkkale’deki 47 yıllık zafer; Ahmet Önal’ın halk desteğiyle, Onur Yüksel Bozdağ’ın örgüt mücadelesiyle ve Mücel Kızık’ın yıllara yayılan emeğiyle kazanıldı.
O emeği yok sayanlar ise siyasetin vicdanında da, örgütün hafızasında da asla unutulmayacaktır.
bayrakgazetesi.com.tr 'de ülke'ye dair önemli haberleri, Son dakika haberlerini ve ülke ile ilgili gelişmeleri, hava durumu ve namaz vakitlerini bulabilirsiniz.
#
#
#
#