• Dolar
    0.000
  • Euro
    0.000
  • Ç.Altın
    0.000
  • Altın
    0.000

°

Köşe Yazarı

SÜLEYMAN YILMAZ

  •  27 Mayıs 2026
  • Olmadı beyler


    Kurban ibadeti; gösterişin, organizasyon şovunun ya da kalabalık toplamanın değil…
    emanetin, niyetin ve kul hakkından korkmanın ibadetidir.
    Çünkü bu iş sadece hayvan kesmek değildir…
    Bu iş, insanların size teslim ettiği vekâletin hesabını taşımaktır.

    Kırıkkale’de vatandaşların anlattıkları ise gerçekten düşündürücü…
    İnsan ister istemez soruyor:
    “Bu mu vakıf anlayışı? Bu mu hizmet? Bu mu helal hassasiyeti?”

    Gazino otoparkında hisse dağıtımı yapmak zaten başlı başına insanların vicdanını rahatsız etmiş durumda.
    Millet kurban ibadetine geliyor ama ortam pazaryeri gibi…
    Dua yok… düzen yok… huzur yok…
    Bir tarafta araç egzozu, bir tarafta toprak içinde etler…
    Vatandaş da doğal olarak soruyor:
    “Mübarek ibadet neden böyle bir ortamda yapılıyor?”

    Hele hijyen iddiaları daha vahim…
    Etlerin üzerinde toprak, kıl, kir olduğu söyleniyor.
    Kurban dediğin şey temiz olur.
    İslam’da temizlik imandandır denilirken, insanların evine giden etin bu kadar özensiz hazırlanması büyük tepki çekiyor.

    En çok konuşulan konu ise kesimlerdeki düzensizlik…
    Bir hayvana tekbir getiriliyor, diğerinde yok…
    Bir yerde acele… bir yerde karmaşa…
    Vatandaşın aklına ister istemez şu geliyor:
    “Bu iş gerçekten ibadet hassasiyetiyle mi yapıldı, yoksa seri üretime mi döndü?”

    İnsanlar parasını güvenerek teslim ediyor.
    “Biz uğraşamayız, vakıf işini düzgün yapar” diye düşünüyor.
    Ama sonuç?
    Saatlerce bekleyen insanlar…
    “Yemek var” denilip öğlene kadar bekletilen kalabalık…
    Sonra “et bitti” açıklaması…
    Millete ekmek arası domates-biber kavurması…

    Vatandaşın isyanı burada başlıyor zaten.
    Çünkü mesele sadece yemek değil.
    Mesele verilen sözün tutulmaması.
    Mesele insanların yerine konulmaması.

    Bir diğer iddia da tartı meselesi…
    “Terazi bozuktu, etler kilo hesabıyla verilmedi” deniliyor.
    Bu çok ağır bir ithamdır.
    Çünkü kurbanda gram hesabı bile kul hakkıdır.
    Bir kişinin hakkı eksik verilirse, bu sadece organizasyon hatası değil; vicdan meselesidir.

    Üstelik “sakatat isteyenlere verilecek” denilip verilmediği de söyleniyor.
    Küçük gibi görünen şeyler bazen güveni tamamen bitirir.
    Çünkü insanlar şeffaflık ister.
    Ne verdiyse karşılığını görmek ister.

    Bugün vatandaşın en büyük kırgınlığı şu:
    “Biz size inandık ama değer görmedik.”

    İnsanlar artık sadece dini söyleme bakmıyor.
    Uygulamaya bakıyor.
    Çünkü en büyük zarar, dini temsil ettiğini söyleyenlerin yaptığı hatalarla oluşuyor.
    Bir esnaf hata yapınca sadece kendini yıpratır…
    Ama “vakıf”, “cemaat”, “hizmet” diyerek ortaya çıkanlar hata yaptığında insanların dine olan güvenini de yaralıyor.

    Kimse kusura bakmasın…
    “Yoğunluk vardı” bahanesi artık kimseyi tatmin etmiyor.
    Madem yüzlerce hisse topluyorsun, o organizasyonu da insan gibi yapmak zorundasın.
    Hijyenini sağlayacaksın…
    Adaleti sağlayacaksın…
    İnsanları saatlerce mağdur etmeyeceksin…
    Kul hakkından korkacaksın.

    Çünkü kurban sadece bıçak sallamak değildir.
    Kurban; emanet taşımaktır.

    Bu sene birçok vatandaşın dilinde aynı cümle var:
    “Olmadı beyler… gerçekten olmadı…”

    Ve en acısı da şu:
    İnsanlar parasını kaybettiğine değil…
    güvenini kaybettiğine üzülüyor.

     

    Yazar Yorumları

    Yorum Yaz

    94402

    Hakkımızda

    bayrakgazetesi.com.tr 'de ülke'ye dair önemli haberleri, Son dakika haberlerini ve ülke ile ilgili gelişmeleri, hava durumu ve namaz vakitlerini bulabilirsiniz.

    Uygulamamız

    Üyeliklerimiz

    İha üyesidir

    İletişim

    #

    #

    #

    #