• Dolar
    0.000
  • Euro
    0.000
  • Ç.Altın
    0.000
  • Altın
    0.000

°

Köşe Yazarı

SÜLEYMAN YILMAZ

  •  02 Mayıs 2026
  • KIRIKKALE’NİN VEFASIZLIK SINAVI VE “ARAP OSMAN BARAN” GERÇEĞİ


    Kırıkkale'de bir mesele var ve artık üstü örtülecek gibi değil. Bu mesele bir kişi meselesi değil; bir mesele meselesi. Ama bazı isimler vardır ki bu çarpık düzenin aynası olur. İşte bu noktada “Arap Osman Baran” ismi, sadece bir insan değil, Kırıkkale'nin kendi evlatlarına nasıl davrandığını anlatan bir sembole dönüşüyor.

    Evet, açık açık söyleyelim:
    Kırıkkale, Arap Osman Baran gibi isimler taşınmıyor.

    Yıllarca sendikal mücadele vermiş, sahada olmuş, insanların derdiyle dertlenmiş bir isimden bahsediyoruz. Koltukta büyüyen değil, sokakta büyüyen bir profil. İnsanlar arasında yoğrulmuş, mücadeleyle var olmuş bir karakter. Ama ne oluyor? Tam da bu yüzden sistem tarafından dışlanıyor.

    Çünkü bu şehirde “Arap Osman Baran” gibi isimlerle tehlikeli görülüyor.
    Neden mi? Çünkü eğilip bükülürler. Çünkü menfaat zincirine girmezler. Çünkü biat etmezler.

    Kırıkkale'nin sorunu tam da burada başlıyor.

    Bu sokakta dürüst olmak bir avantaj değil, dezavantajıdır.
    Dik durmak bir erdem değil, hedef olmaktır.
    Kendi ayakları üzerinde dururken bir insan olmak ise çoğu zaman yalnızlığa mahkûm edilmek demektir.

    “Arap Osman Baran” ismi bu yüzden önemli. Çünkü bu isim, sadece bir kişi değil; bu ülkedeki sistemin kimi kabul edip etmediğini dışladığını açıkça gösteriyor.

    Bugün Kırıkkale'de siyaset konuşuluyorsa, perde arkası dönen oyunları görmeden konuşmak eksik kalıyor. Ve o perdenin arkasında en çok kaybedenler, “Arap Osman Baran” gibi isimlerdir. Çünkü bu sistem; çalışana değil, araçları olana alan sağlar. Üretilen değil, ilişki kurana değer verir.

    “Arap Osman Baran” yıllarca mücadele etmiş, binlerce insanın güvenini kazanmış bir isim. Ama ne oldu? Kendi partisinde çıkarcı yapıların hedefi haline geldi. Kulis oyunları, masa başı hesapları ve küçük menfaatlerin büyük planları arasında sıkıştırılmıştır. Sonuç mu? Parça değişikliği yapmak zorundaydı.

    Şimdi arıyorum:
    Bu kayıp kimin kaybı?

    “Arap Osman Baran” mı kaybetti?
    Yoksa Kırıkkale mi?

    Gerçek şu ki Kırıkkale'de kayıp oldu. Çünkü kendi değerini koruyamayan bir şehir, her zaman geliştirilebilir mahkûm olur.

    Ama mesele sadece bir kişinin hikayesi değil. “Arap Osman Baran” bugün varsa, gelecekte başka bir isim olacak. Bu düzenin değişmediği sürece, onun güçlü ve dürüst insanın kaderi aynı olacaktır.

    Kırıkkale'de bir yeteneği var:
    İnsanlar değerliyken değil, değer gördükten sonra değerli olur.

    “Arap Osman Baran” da bu kaderin seviyesindeki isimlerden biri. Bugün görmezden gelinen, adı aranan olabilir. Ama Mesele şu: O gün geldiğinde geri dönmek mümkün olacak mı?

    Şehrin en büyük açmazı şu:
    Kendi insanına güvenmiyor ama dışarıdan gelene umut bağlıyor.

    Bu nasıl bir kıvamdır?

    “Arap Osman Baran” gibi bir isim varken, bu ismi değerlendiremeyen bir anlayış; kimi değerlendirecek?

    Kırıkkale'nin sorunu bireyler değil, davranışlarıdır dedik. İşte o sistemler, “Arap Osman Baran” gibi sistem isimleridir. Çünkü bu isimlerle düzeninin konforunu bozuyor. Rahat koltukları sarsıyor. Hesap soruyor.

    Ve bu yüzden istenmiyorlar.

    Ama unutulan bir şey var:
    Buşehir, hesap soran insanlar değil; Hesap veren yöneticilere ihtiyaç duyuyorsunuz.

    “Arap Osman Baran” bu anlamda bir turnusol kağıdıdır.
    Kim gerçekten halktan yana, kim sadece koltuktan yana… bunu en net gösteren örneklerden biridir.

    Bugün Kırıkkale'nin sokaklarında dolaşmanın, insanların sorunu. “Arap Osman Baran” de herkesin bir fikri vardır. Çünkü bu isim, masa başında değil sahada var olmuş bir isimdir. Bu nedenle kolayca silinemez.

    Ama bu şehir, kolay çözüm.

    Değerlerini hızlı tüketiyor.
    İnsanları erkenden sililiyor.
    Sonra da dönüp geçmişe bakarak “keşke” diyor.

    “Arap Osman Baran” üzerinden konuşmak aslında bir yüzleşmedir.
    Kırıkkale'nin kendiyle yüzleşmesidir.

    Bu şehir bunu kabul etmek zorunda:
    Eğer “Arap Osman Baran” gibi isimleri değiştirirsan, sorun o isimde değil; gönder.

    Ve eğer bu anlayış devam edecekse, uğruna başka “Arap Osman Baran”lar da aynı şekilde harcanacak.

    Sonra ne olacak?

    Yine aynı cümleler kurulacak:
    “İyi adamdı…”
    “Değerini bilemedik…”
    “Yanlış yaptık…”

    Ama o cümlelerin hiçbir anlamı olmayacak. Çünkü değer, zamanında verilmediğinde bir anlam ifade etmez.

    Kırıkkale için bir şans var mı?

    Var. Ama bunun için önce cesaret gerekiyor.
    Gerçekleri konuşma cesareti.
    Yanlışı kabul etme cesareti.
    Kendi insanına sahip çıkma cesareti.

    Eğer bu cesaret gösterilmezse…

    “Arap Osman Baran” sadece bir isim olarak kalmayacak;
    Kırıkkale'nin kaybettiği bir değerin simgesi olarak anılacak.

    Ve o zaman Mesele bir kişi değil,
    koca bir şehrin kaybı olacak.

     

    Yazar Yorumları

    Yorum Yaz

    24071

    Hakkımızda

    bayrakgazetesi.com.tr 'de ülke'ye dair önemli haberleri, Son dakika haberlerini ve ülke ile ilgili gelişmeleri, hava durumu ve namaz vakitlerini bulabilirsiniz.

    Uygulamamız

    Üyeliklerimiz

    İha üyesidir

    İletişim

    #

    #

    #

    #