Kırıkkale siyasetinde yıllardır konuşulan bir gerçek var: Bazı isimlerle, uzun süren iktidarın gölgesinde büyüyor; makamlarla, ticaretle, siyasi kontrollerle güçler kazanır. Ama gün gelir, o isimlerle aynı siyasi yapıya kavuşur çevirip “bağımsız halk adamı” rolüne bürünür. İşte bugün tartışılan isimlerden biri de Hakan Polat.
Yıllarca AK Parti içerisinde görev alan, iktidardan siyasi iklimden yararlanan, çeşitli kurumlarda ve bu gücü kullanarak kendini siyasi alan içinde bulunan bir ismin bugün bırakarak “bağımsız aday” demesi elbette sorgulanır. Çünkü Kırıkkale halkı şunu soruyor:
“Madem bağımsızdın, uzun süre partiyi gölgede siyaset yaptın?”
Siyaset; Günün geldiğinde taraf değiştirme hareketi değil, durma sorunudur. Bugün altyapıdan bahsediliyorsa, yıllardır bu şehir neden çukurlarla, su patlaklarıyla, plansızlıkla mücadele etti? Eğer bugün “spor şehri Kırıkkale” deniliyorsa, yıllardır insanların neden sahipsiz oldukları? Eğer “uyuşturucuyla mücadele merkezi” vaat ediliyorsa, bugüne kadar bu tehlikenin büyümesine neden sessiz kaldı?
Kırıkkale artık kuru sloganlardan yoruldu.
“Önce altyapı, sonra büyük Kırıkkale” anlamında kolaylık.
Asıl soru şudur:
Bugüne kadar neredeydiniz?
Bugün çıkıyor “Kırıkkale'nin öz evladımı” demek tek başına yetmezlik anlamına geliyor. Bu şehir artık hamaset değil, samimiyet görmek istiyor. Çünkü Kırıkkale halkı bunu çok iyi biliyor: Seçim zamanı herkesin içinden olur, seçim bitince halk unutulur.
Projeler arasında sayılan “Türk Resimleri Kültür Parkı”, “Kızılırmak ve Çeşnigir Projesi”, “Yeşil Kırıkkale” hoş geliyor. Ancak Kırıkkale halkı artık maket projeleri değil, gerçek hizmetleri görmek istiyor. İnsanlar önce iş istiyor, güvenlik istiyor, geçim dertlerinin katlanmak istiyor. Şehirde genç işsizliği artarken, esnaf ayakta duruyorken, sosyal yaşam her geçen gün daralırken; düzenli proje isimleri cebine çözüm olmuyor.
Bir başka dikkat çekici konu ise “bağımsızlık” anlatımıdır.
Gerçekten bağımsız siyaset mi hedefleniyor, yoksa geçmişteki siyasiler yeni bir ambalajla halka arz mı ediliyor? Çünkü Kırıkkale siyaseti artık eski usul hesaplarla yönetilecek bir şehir değil. Vatandaş artık nerede olduğunu, kimlerle yol yürüdüğünü çok iyi biliyor.
Kırıkkale’nin bugün ihtiyacı olan şey; slogan siyaseti değil, hesap verebilen yönetim anlayışıdır. Şehir yıllardır aynı isimlerin, aynı çevrelerin, aynı siyasi hesapların arasında sıkıştı kaldı. Sonuç ortada: Göç veren bir şehir, umudunu kaybeden gençler, sürekli ertelenen yatırımlar…
Bu yüzden halk artık şunu söylüyor:
“Geçmişte gücün yanında olup bugün mağdur edebiyatı yapanlardan değil; zor zamanda da halkın yanında duranlardan yana olacağız.”
Kırıkkale’nin kaderi artık siyasi vitrin değişiklikleriyle değil, gerçek liyakatle değişir. Halkın istediği şey yeni sloganlar değil, temiz siyaset ve gerçek hizmettir.
Kırıkkale siyasetinde son dönemin en çok tartışılan isimlerinden biri olan Hakan Polat, yaptığı açıklamayla yeniden gündeme geldi. Yıllardır “dava adamı” vurgusu yapan Polat, bu kez kendisine yönelik eleştirilere cevap vermeye çalıştı. Ancak yapılan açıklama, Kırıkkale kamuoyunda yeni soruları da beraberinde getirdi.
Polat açıklamasında, “81 ilde teşkilatlanmak için mücadele verdim, referandum sürecinde milyonlar harcadım” diyerek yıllardır verdiği emeği anlattı. Ardından da bazı çevrelerin önünü kestiğini, özellikle Kırıkkale’de güç kaybetmek istemeyen yapıların kendisini engellemeye çalıştığını söyledi.
Ancak siyaset tam da burada başlıyor.
Çünkü Kırıkkale halkı artık sadece “ben mücadele ettim” sözünü değil, bu mücadelenin şehre ne kazandırdığını görmek istiyor. Eğer yıllardır bu kadar büyük bir organizasyon gücü vardıysa, neden Kırıkkale hâlâ genç işsizliğiyle, sosyal yetersizliklerle, plansız şehirleşmeyle mücadele ediyor? Eğer gençlik için bu kadar yoğun bir mücadele verildiyse, bugün gençlerin büyük bölümü neden başka şehirlerde gelecek arıyor?
“Benim derdim makam değil, gençliktir” sözü kulağa hoş geliyor. Fakat siyaset artık sadece duygusal cümlelerle yürümüyor. Halk somut duruş görmek istiyor. Çünkü Türkiye’de hemen herkes kendisini “dava adamı” olarak tanıtıyor ama iş hizmet üretmeye geldiğinde aynı kararlılığı göstermek kolay olmuyor.
Bir başka dikkat çeken nokta ise Polat’ın “Hiçbir siyasi partinin gölgesine sığınmadım” sözleri oldu. Ancak kamuoyu şunu çok iyi biliyor: Yıllarca siyasi çevrelerle yakın yürüyen, belirli siyasi iklimlerden güç alan isimlerin bugün tamamen bağımsız bir profil çizmesi elbette sorgulanır. Çünkü vatandaş hafızasını kaybetmedi.
Kırıkkale’de insanlar artık eski siyasi cümlelere değil, gerçek değişime inanmak istiyor. Sürekli “önümüz kesildi” söylemiyle siyaset yapmak yerine, halk artık “engel varsa nasıl aştın?” sorusunun cevabını arıyor. Çünkü gerçek liderlik, sadece mücadele ettiğini anlatmak değil; o mücadeleden sonuç çıkarabilmektir.
Elbette emek veren, gençlerle çalışan herkes değerlidir. Kimsenin çabasını küçümsemek doğru olmaz. Ancak siyasette tek başına fedakârlık hikâyeleri yeterli değildir. Şehirler artık vizyon, liyakat ve şeffaflık istiyor.
Kırıkkale halkı bugün bir karar aşamasında:
Geçmişin siyasi hesaplarıyla devam eden isimlere mi inanacak, yoksa gerçekten insanların sorunlarına çözüm üretecek yeni bir anlayış mı arayacak?
İşte asıl tartışma tam da burada başlıyor.
bayrakgazetesi.com.tr 'de ülke'ye dair önemli haberleri, Son dakika haberlerini ve ülke ile ilgili gelişmeleri, hava durumu ve namaz vakitlerini bulabilirsiniz.
#
#
#
#