• Dolar
    0.000
  • Euro
    0.000
  • Ç.Altın
    0.000
  • Altın
    0.000

°

Köşe Yazarı

SÜLEYMAN YILMAZ

  •  07 Temmuz 2026
  • BİR KÖŞE YAZISI YAZDIK… BALIKESİR’DEN 1980 RUHU AYAKLANDI!


    Gazetecilikte bazen öyle yazılar yazarsınız ki, "Acaba kim okur?" dersiniz. Sonra bir bakarsınız, bir köşe yazısı kilometrelerce yolu aşmış, gönüllere dokunmuş.

    Ben de birkaç gün önce, sevgili Özcan Hocamıza dost meclisine yakışır bir dille takıldım. "Firari" dedim, köşe yazısını yetiştiremedi diye biraz sitem ettim, biraz güldürdüm. Sağ olsun Özcan Hocam da olaya alınmak yerine tebessüm etti, yazıyı paylaştı.

    Derken hiç beklemediğim bir şey oldu...

    Balıkesir'den, 1980 ruhunun efsane isimlerinden, yıllardır dostluğu ilmek ilmek yaşatan Yusuf Doğan ağabeyimiz öyle bir açık mektup kaleme aldı ki, satırlarını okurken insanın yüzünde istemsiz bir gülümseme oluşuyor.

    Çünkü o mektupta ne kırgınlık vardı ne sitem...

    Sadece vefa vardı.

    Sadece dostluk vardı.

    Sadece yılların eskitemediği bir kardeşlik vardı.

    "Biz o sokaklarda sadece arkadaş aramadık; senin gibi vefalı dostlar aradık." diyordu.

    İşte insanı zengin eden de tam olarak budur.

    Parayla satın alınamayan, makamla kazanılamayan, yıllar geçtikçe değeri daha da artan şey; dost bir yürekte yer edinebilmektir.

    Ben sadece eski günleri anlatan bir yazı yazmıştım.

    Mektupla haberleşen...

    Ansiklopedi karıştıran...

    Mahallede akşam ezanına kadar top oynayan...

    Wi-Fi şifresi değil, kapı zili çalıp arkadaş arayan bir nesilden bahsetmiştim.

    Meğer o satırlar, Balıkesir'de, Türkiye'nin dört bir yanına dağılmış Necati Eğitim Enstitüsü'nün 1980 dönemi mezunlarının gönlünde ayrı bir yere dokunmuş.

    Sonra anladım ki mesele Özcan Hocaya yapılan küçük bir takılma değilmiş.

    Mesele, dostluğun hâlâ yaşayabildiğini göstermekmiş.

    Yusuf Doğan ağabeyimizin yazdığı o satırlar bana şunu bir kez daha hatırlattı:

    İnsan yaş aldıkça arkadaş sayısı azalabilir.

    Ama gerçek dostların değeri katlanarak büyür.

    Onların anlattığı gibi...

    Haritaya raptiyeler batırıp buluşma planları yapan insanlar...

    Yıllar sonra aynı masada çay içebilmenin hesabını yapan insanlar...

    Toplu fotoğraf çekildiğinde aslında yılların özlemini aynı kareye sığdıran insanlar...

    İşte onlar, bu ülkenin sessiz kahramanlarıdır.

    Şimdi işin en güzel tarafına gelelim...

    Anlaşılan o ki 1980 ruhu rotasını Kırıkkale'ye çevirmiş.

    Yusuf Doğan ağabeyimizin satır aralarında tatlı bir mesaj vardı:

    "Seneye Kırıkkale'deyiz..."

    Buyurun efendim...

    Siz gelin de gerisini bize bırakın.

    Belediyeye ilan vermeye gerek yok.

    Anons aracına da ihtiyaç yok.

    Biz Kırıkkale'de haberi kulaktan kulağa öyle bir yayarız ki, şehir daha siz otobüsten inmeden misafirlerini beklemeye başlar.

    Davul da bulunur...

    Zurna da...

    Semaver de kaynar...

    Çay da demlenir...

    Simit de tazecik çıkar fırından...

    Yeter ki böyle güzel insanlar şehrimize gelsin.

    Hatta şimdiden söyleyelim...

    Sakın "Acaba rahatsız olur muyuz?" diye düşünmeyin.

    Tam tersine...

    Sizin gibi vefayı ömür boyu omzunda taşıyan insanları ağırlamak bizim için gururdur.

    Şeref verir.

    Onur verir.

    Hatta işgal edecekseniz de böyle edin!

    Sevgiyle...

    Muhabbetle...

    Kahkahalarla...

    Hatıralarla...

    Şehrimizi dostluğunuzla kuşatın.

    Biz de Kırıkkale olarak sizi gönlümüzün kapısından içeri alalım.

    Çünkü bazı kuşatmalar vardır ki sonunda fethedilen şehir değil, gönüllerdir.

    Yusuf Doğan ağabeyimize bu anlamlı mektubu için gönülden teşekkür ediyorum.

    Özcan Hocamıza da ayrıca teşekkür ediyorum.

    Bir mizah yazısıyla başlayan sohbetin, Türkiye'nin dört bir yanına uzanan böylesine güzel bir dostluk hikâyesine dönüşmesi gerçekten çok kıymetli.

    Demek ki bazen bir köşe yazısı sadece okunmuyor...

    İnsanları yeniden aynı masanın etrafında buluşturuyor.

    Şimdiden Kırıkkale adına söz veriyorum...

    1980 ruhu geldiğinde, bu şehir sizi misafir değil, yıllardır beklediği dostları olarak karşılayacak.

    Çaylar bizden...

    Muhabbet sizden...

    Hatıralar hepimizden...

    Ve biliyorum ki o gün çekilecek toplu fotoğraf, sadece bir kare olmayacak.

    Yıllara meydan okuyan dostluğun, vefanın ve kardeşliğin en güzel manşeti olacak.

    Kapımız da açık, gönlümüz de...

    Haydi 1980 ruhu...

    Kırıkkale sizi bekliyor.

    Bu arada Özcan beyler hala köşeyi yazmadı bekliyoruz..

    Yazar Yorumları

    Yorum Yaz

    38664

    Hakkımızda

    bayrakgazetesi.com.tr 'de ülke'ye dair önemli haberleri, Son dakika haberlerini ve ülke ile ilgili gelişmeleri, hava durumu ve namaz vakitlerini bulabilirsiniz.

    Uygulamamız

    Üyeliklerimiz

    İha üyesidir

    İletişim

    #

    #

    #

    #